Gün içinde çocuğunuz size bir şey anlatırken sadece başınızı salladığınız oluyor mu? İş, hayat telaşı, ev içi sorumluluklar derken aslında bu tepki oldukça doğal. Bu konuşma sırasında “Evet canım”, “Hı hı”, “Birazdan bakarım.” gibi cümleler ağzımızdan otomatik olarak dökülebilir. Ancak sonra düşünüldüğünde anlatılanları hatırlamak zor olabilir. Çünkü bazen dinlerken aynı anda yemek yapıyor, bir mesajı yanıtlıyor ya da zihnimizde yapılacaklar listesini toparlamaya çalışıyor olabiliriz. Ancak tam bu noktada durup şu soruyu sormak oldukça kıymetli: Gerçekten dinliyor muyuz, yoksa sadece duyuyor muyuz?
Ebeveynlikte dinlemek, çoğu zaman fark etmeden geçtiğimiz ama çocukların duygusal dünyasında çok büyük bir yer kaplayan bir beceridir. Çünkü çocuklar için dinlenmek sadece kelimelerinin duyulması değil, anlaşıldıklarını hissetmeleri anlamına gelir.
O halde gelin, çocuklar için iletişim ve dinlemenin önemini daha iyi anlamak adına bu konuya farklı bir bakış açısıyla çocukların gözünden bakalım.
Pasif ve Aktif Dinlemenin Farkı Nedir?
Pasif dinleme, çocuğun konuşmasına izin vermek, ama zihinsel olarak orada olmamaktır. Çocuk anlatır, ebeveyn duyar. Ancak arada gerçek bir bağ kurulmaz.
Aktif dinleme ise bambaşka bir deneyim sunar. Burada ebeveyn sadece kulaklarıyla değil; bakışları, beden dili ve verdiği tepkilerle de çocuğun yanında olduğunu hissettirir. CDC (Centers for Disease Control and Prevention), aktif dinlemeyi; çocuğun duygularını fark etmeyi, söylediklerine odaklanmayı ve bu süreci sözel ya da sözel olmayan yollarla geri yansıtmayı içeren bir iletişim biçimi olarak tanımlar.
Kısacası aktif dinleme, “Seni duyuyorum.” demekten çok, “Seni anlıyorum ve buradayım.” mesajını vermektir.
Aktif Dinlemenin 5 Temel Unsuru
Çocuklarınızı dinlerken “Seni anlıyorum ve buradayım.” mesajını nasıl verirsiniz? Bunun yolu tabii ki aktif dinlemenin temel unsurlarını bilmekten geçiyor.
Göz Teması Kurmak
Çocuğunuz size bir şey anlatırken onun göz hizasına inmek ve göz teması kurmak, aslında çocuğunuza güçlü bir mesaj verir. Bu da “Şu an önceliğim sensin.” mesajıdır.
Küçük çocuklar için göz teması, dinlenmenin en somut göstergelerinden biridir. Bu temas, çocuğun kendini güvende hissetmesini ve anlatmaya devam etmesini kolaylaştırır.
Yapılan Diğer İşleri Bırakarak Sadece İletişime Odaklanmak
Her zaman her şeyi bırakmak mümkün olmayabilir. Ancak mümkün olan anlarda telefonu kenara koymak, bilgisayarı kapatmak ya da yaptığınız işi kısa bir süre durdurmak, iletişimin kalitesini belirgin şekilde değiştirir.
Unutmayın ki çocuklar, dikkatinizin bölündüğünü düşündüklerinde anlatmayı bırakabilir ya da kendilerini geri çekebilirler.
Söylenenleri Yansıtarak Anladığınızı Belli Etmek
Çocuğunuz bir durum anlattığında, onun söylediklerini kendi cümlelerinizle geri yansıtmak çok etkilidir. Örneğin;
-
“Yani oyuncağın kırıldığı için üzgünsün.”
-
“Arkadaşın seninle oynamayınca canın sıkılmış gibi.”
Bu tür cümleler, çocuğa sadece dinlendiğini değil; duygusunun fark edildiğini de hissettirir.
Sorular Sorarak İletişimi Sürdürmek
Aktif dinleme, konuşmayı yönlendirmek değil, derinleştirmek ile ilgilidir. Açık uçlu sorular bu noktada önemli bir rol oynar. Örneğin;
-
“Sonra ne oldu?”
-
“Bunu yaşadığında nasıl hissettin?”
Bu sorular, çocuğun düşüncelerini organize etmesine ve kendini daha net ifade etmesine yardımcı olur.
Tamamen Kavrayana Kadar Dinlemek
Bazen çocuklar anlatmak istediklerini tek seferde ifade edemez. Cümleler yarım kalabilir, konu dağılabilir. Bu noktada aceleci olmadan, düzeltmeye çalışmadan ve çözüm sunmadan dinlemeye devam etmek önemlidir. Çünkü çocukların iletişim becerileri, yetişkinlerin onlara tanıdığı sabır alanıyla doğrudan ilişkilidir.
Çocuklar İçin Anlama ve Dinlemenin Önemi
İletişim sadece dinlemekten oluşan tek yönlü bir süreç değildir. Dinlemek ve anlamak gibi iki temel becerinin birlikte gelişmesiyle şekillenir. Çocuklar bu becerileri; çevrelerindeki yetişkinleri izleyerek, onların tepkilerini fark ederek ve kurulan etkileşimler içinde deneyimleyerek öğrenir. Bu erken deneyimler, ilerleyen yıllarda çocukların kendilerini ifade etme biçimlerini ve başkalarıyla kurdukları iletişimi doğrudan etkiler.
Dinlemek yalnızca sesleri duymak anlamına gelmez. Çocuklar için dinlemek; sesleri ayırt etmeyi, tonlamaları fark etmeyi ve sosyal etkileşimlerin ne anlama geldiğini yavaş yavaş çözmeyi içerir. Anlama becerisi ise basit kelimeler ve fikirlerle başlar, zamanla duyulanları zihinde işlemeye ve anlamlandırmaya dönüşür.
Dinleme becerisinin gelişebilmesi için dikkat de desteklenmelidir. Bu nedenle evde sürekli arka plan sesi yaratmak yerine zaman zaman sessizliğe alan açmak faydalı olabilir. Bunun yanında hikayeler, tekerlemeler, doğadaki sesler ya da hafif müzikler gibi farklı ve anlamlı ses deneyimleri sunmak, çocuğun dinleme ve ayırt etme becerilerini zenginleştirir.
En önemlisi ise karşılıklı olmaktır. Bu nedenle çocuğunuz sizi dinlerken sizin de onu dikkatle dinlemeniz gerekir. İsteklerine, ihtiyaçlarına ve bireysel ilgi alanlarına önem verildiğini hisseden çocuk, kendini değerli görür. Bu da onu başkalarını dinlemeye, anlamaya ve iletişim kurmaya daha istekli hale getirir. Çünkü çocuklar, kendilerini gerçekten dinleyen yetişkinlerin yanında dinlemeyi, anlamayı ve öğrenmeyi çok daha kolay keşfeder.
Çocukların İletişim Kurmasına Yardımcı Olacak 3 Etkinlik Önerisi
Aktif dinleme sadece konuşma anlarıyla sınırlı değildir. Günlük oyun ve aktivitelerle bu beceriyi destekleyebilirsiniz.
“Peki, ne yapabilirim?” diyorsanız sizin için birkaç etkinlik önerisi hazırladık:
1. Sırayla Anlatma Oyunu

Basit bir hikayeyi sırayla anlatın. Siz bir cümle kurun, çocuğunuz devam etsin. Onu bölmeden dinleyin ve söylediklerini tekrar ederek geri verin.
2. Duygu Kartlarıyla Sohbet

Farklı yüz ifadeleri olan kartlar hazırlayın. Bir kart seçin ve “Sence bu çocuk ne hissediyor?” diye sorun. Verdiği cevabı dikkatle dinleyin, yorum yapmadan önce anlamaya çalışın.
3. Gün Sonu Mini Sohbeti

Uyku öncesinde “Bugün seni en çok ne mutlu etti?” ya da “Bugün zor gelen bir şey oldu mu?” gibi sorularla kısa ama odaklı bir sohbet alanı açın.
Tabii ki tüm bu etkinliklerle yarattığınız iletişim anlarında amaç doğru cevapları almak değil, çocuğun kendini ifade etmesine alan tanımaktır.
Unutmayın ki ebeveynlikte her şeyi doğru yapmak mümkün değil. Ancak bazen sadece birkaç dakikalığına durup gerçekten dinlemek, çocuğun dünyasında büyük bir fark yaratabilir. Aktif dinleme; mükemmel cümleler kurmak ya da her soruya cevap vermekten öte çoğu zaman sadece orada olmak, duyduğunuzu ve önemsediğinizi hissettirmektir. Çünkü bazen bir çocuğun gelişimi, ona verilen en basit ama en güçlü mesajla başlar: “Seni dinliyorum.”
Ayrıca dinlemekle kurulan bu bağ, çoğu zaman oyunun kendisinde de devam eder. Çünkü oyun sadece bir şeyler öğretmenin yolu değil; birlikte olmanın, aynı ana eşlik etmenin de bir alanıdır. Çocuğunuzla oynarken bir şeyi başarmaya çalıştığınız kadar o anda nasıl bir ilişki kurduğunuz da önemlidir. Oyuna bakış açınızı yeniden düşünmek isterseniz “Oyunun Amacı Öğretmek mi, Birlikte Olmak mı?” başlıklı yazımızda çocuklar için oyunun yeri ve önemini keşfedebilirsiniz.
Kaynak: